Haiku Örnekleri 2

Yağışını
birlikte seyrettiğimiz kar
bu yıl yine yağdı mı?



Donmuş pirinç tarlalarında
Yavaşça ilerlerken ben
Sürünür gölgem.



                                             Matsuo Başo

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Haiku Örnekleri 1

Ah, bu yaz günleri!
Adsız önemsiz bir dağ,
bürünmüş sabah sisine!



Eski havuz ya
kurbağa atlayıverir-
suyun sesi



                                       Matsuo Başo

Yorum (yok) Yorum yaz!

Red Cliff ( Chi bi )


Yapım :2008, Çin
Tür :Aksiyon / Dram / Savaş / Tarihi
Yönetmen :John Woo
Senaryo :John Woo
Oyuncular :Shido Nakamura, Chen Chang, Zhao Wei, Takeshi Kaneshiro, Tony Leung
Görüntü Yönetmeni :John Woo
Süre :2 saat, 30 dk.

Çin’in klasik dört romanından biri olan 600 yıllık yarı kurgu roman “Romance of the Three Kingdoms”dan uyarlanmış olan Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi'nden sonra yine aynı dönemi inceleyen film. Diğer filme göre John Woo’nun yaklaşımı çok daha derin ve görsel efektleriyle büyüleyici. Çin’de Üç Krallık döneminde meydana gelen Red Cliff savaşına yaklaşık bir  milyon asker katılmıştı. Hong Kong asıllı yönetmen John Woo, bu kanlı savaşı en gerçekçi şekliyle beyazperdeye yansıtmak için 80 milyon dolarlık bütçeyle çalışmış. Simgesel anlatıma bolca yer vermesi ve uzun savaş sahneleri yüzünden ara sıra temposu düşüyor filmin. 2 000 kişiyle 1 saat savaştılarsa 800 000 kişiyle savaşırken kaç saat geçecek diye hesap dahi yapmaya başlıyorsunuz. Seri filmlerin çoğunda gördüğümüz ekibin kurulması ve sürtüşmelerden sonra arkadaş olmaları gibi klişelere de rastlıyorsunuz. Biraz Yüzüklerin Kardeşliği havası da var. Yine de tanıdık ve güçlü oyuncuları, John Woo’nun eşsiz görüntüleri, hikayenin gerçek olaylara dayandığını bilmek filmi oldukça etkileyici ve izlenir kılıyor.

Filmde bahsi geçen olaylar MS 190-280 tarihlerinde geçer. Han İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından ülke de üçe bölünmüştür. Kuzeyde Cao Cao tarafından yönetilen Wei Kuzey İmparatorluğu, güneyde Sun Quan'ın Wu Güney Krallığı ve son olarak da adaletli Liu Bei tarafından yönetilen Shu Batı Krallığı. Film Shu krallığının Wei ordularına yenilmesi ve Wu krallığıyla ittifak kurmasını anlatıyor. Meşhur Red Cliff savaşı 2009 Ocak ayında gösterime girmesi beklenen 2. bölüme kalıyor. Tarihte bu dönemin savaşları onlarca yıl sürdüğünden kaç bölüm çekerler emin olamazsam da muhtemelen üçleme yapacaklardır.

Filmdeki önemli karakterlerden biri olan ve Çin tarihinin en büyük savaş strateji uzmanı sayılan Shu Krallığının başbakanı ve komutanı Zhuge Liang ‘ın bir sözüyle konuyu toparlayalım:

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Mataramdaki Tuzlu Su

West İndies, Kızıl Elma, İtaki, Maçin
Uzun yola çıkmaya hüküm giydim
Beyazların yöresinde nasibim kalmadı
yerlilerin topraklarına karşı suç işledim
zorbaların arasında tehlikeli bir nifak
uyrukların içinde uygunsuz biriyim
vahşetim
beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı
kendime dünyada bir
acı kök tadı seçtim
yakın yerde soluklanacak gölge bana yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
Başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
korsanlardan kaptığım gürlek nara
işime yaramıyor
rençberlerin o rahat
ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
boynumda
bana yargı yükleyenlerin
utançlarından yapılma mücevherler
sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
mataramdaki suya tuz ekledim, ağzım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

Bir hayatı, ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
askerken kantinden satın aldığım cep aynası
bazı geceler çıkarken
uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
gibi lükslerim de burada kalacak
siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
burada bitti artık işim, ocağım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

İsmet Özel

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çizgi Film ve Hayao Miyazaki


Çocukların hayalgücünün özelliği  büyüklerin gerçekleriyle henüz yüzleşmemiş olmalarıdır. Devlerin olmadığı, sihirlerin işe yaramadığı bir dünyada yaşayanların aksine bazı iflah olmaz yetişkinler vardır ki biri de bu satırların yazarıdır, bu dünyada devlerin olmadığından eminseler de devlerin olduğu başka dünyalara inanmaktan vazgeçmezler.  Görünen gerçeği inkar eden bir saflık değilse de bu,  kupkuru bir materyalizmden de uzaktır. Bu bakışın en güzel örneklerini gördüğümüz çizgi filmleri ve dolayısıyla hayalgücünün renklerini sadece bir çocuğun aklına sınırlandırırsanız, ben ve benim gibileri geçtim Hayao Miyazaki gibi ustalara haksızlık edersiniz. Miyazaki 1941 yılında Tokyo’da doğmuş bir çizgi film ustasıdır. Pekçokları için, buna kesinlikle ben de dahilim, bu türün kralıdır. 2001 yılında Ruhların Kaçışı hem En İyi Animasyon Film Oscar ödülünü hem de Almanya’da En İyi Film dalında Altın Ayıyı aldı. Filmlerinde kullandığı ortak temaları sıralarsak:

Uçmak ve uçan cisimler: İnsanoğlunun ortak hayallerinden olan uçmaya kayıtsız kalması zaten mümkün olmasa da babasının savaş uçaklarına parça üreten bir firmada yöneticilik yapmış olması da bu konudaki özel ilgisine ve bilgisine sebep olmuştur. Filmlerinde bu temayı çokça kullanır.

Domuzlar: Seviyor işte domuzları… Niye seviyor bilmem ama fotoğraf çektirmekten hoşlanmayan bu  ustanın kendisini dahi domuz  olarak çizmişliği vardır. Porco Rosso’daki domuzun kendisi olduğuna inanılır.

Kötülerin İyiliği: Onun çizgi filmlerinde kötü bir karekterle karşılaştığınızda nefret etmeye başlamadan önce biraz bekleyin. Çünkü hikayenin sonunda onları da sevebilir en azından anlamaya başlayabilirsiniz. Ustanın bu samimi insan sevgisi tüm hikayelerine sinmiştir.

Çevre Bilinci: Endüstriyel gelişimin kontrolünü kaybettiğine inanır ve doğaya karşı büyük saygı besler.  Anlatmak istediklerini  satıraralarında sessizce vermeyi severken iş çevre bilincine gelince gözümüze  sokmaktan hiç çekinmez.   

Kadın Karekterler: Filmlerinde sıkça baş kahraman olarak kadınları görürüz.  Bunu erkeklerin zor bir durum karşısında bir nevi hayvansal içgüdüleri ile saldırıya geçtiğine oysa  kadınların duygusal yapıları nedeniyle durumu anlayarak kabullendiğine olan inancıyla açıklar.

Çocuk kalmış yetişkinlerden değildir, Miyazaki.  Büyümüştür. Bizi kapsayan dünyanın ve  kendi ruhumuzun tüm çirkinliklerinin farkındadır. Ama kuruyarak değil yeşererek büyümüştür. Hayal etmekten vazgeçmeden, affetmenin sabit bir nefrete, umut etmenin suratsız bir karamsarlığa dönüşmediği bir büyüme.

Yorum (yok) Yorum yaz!